GÜZELLİK Mİ ÇİRKİNLİK Mİ HAVUZ BAŞINDA HEYKELLİK Mİ?

12 Oca 2020

 Kapalı bir İstanbul sabahından herkese merhaba! Bu yazıyı günün herhangi bir zamanında okuyor olabilirsiniz bu nedenle günaydın, iyi öğlenler ve iyi akşamlar!


  Finallerin bitmesiyle,bütler gelmeden kendime birkaç günlüğüne tatil verdim. Hazır zaman varken bir yazıyı daha tamamlayabilirim diye düşündüm. Belki başlıktan yazacağım konuya dair kopyayı almışsınızdır. Bilemiyorum. Bayburtlu Tıpçı ile aylardır süregelen bir tartışma sonrası bu konu her şekilde bir yerden çıkıp durdu, bende düşünmeden edemedim. İlişkilerde (bu sadece duygusal değil arkadaşlık ilişkilerinde de düşünebilirsiniz) tiplere ne kadar önem veriyoruz, neden?
 Bayburtlu ile tartışmamız şundan dolayıydı, kendisi minimum boyu 1.80 olan insanlarla görüşmek istediğini, diğerlerini ‘unattractive’ bulduğunu söyledi. Kızmamın nedeni 1.80 ve üst limitinde olmamam değil, insanları bu şekilde kategorize etmesiydi. Fakat bir yandan şunu da düşündüm. Bütün insanlar isteklerini kategorize ediyor zaten.
“Ben esmer severim.” “Hayır fazla sarı.” “Gözlük takmasın.” “Kesinlikle gözlüklü olsun”
 Bahsettiğim kategorizeleştirmeyi ben de yapmışımdır fakat düşündükten sonra çok saçma ve garip gelmeye başladı. Aslında olay tamamıyla tipte bitmiyor. Bana “ama Nidalcım, göz var nizam var yani..” demeyin hiç. Gördüğümüz “düzgün” tipler ağzını bir açıyor ve şaşakalıyorum, ya da beklenmedik bir hareketi ile yanından kaçıp uzaklaşasınız geliyor.
 Sonrasında bu durumu arkadaşlık ilişkileri üzerinden düşününce doğruya çıkan bir yol buldum. Arkadaşlıklarımızda hiçbirimiz tip ayrıştırması yapmıyordur diye düşünüyorum (bir an aklıma yapan gruplar geldi) Arkadaşlıkları aradaki bağ ve iletişim kuvvetlendiriyor. 
 Ne kadar göbeği, boyu ya da esmerliği olursa olsun her şey karşımızdaki insan ile olan iletişimimizde bitiyor. İletişim, günümüz sorunlarından kesinlikle bir tanesi😕 
 Farklı bir yerden de bağlamak istiyorum konuyu. Mesela ODTÜ'de hatta Ankara'nın genelinde insanlar birbirlerine 'hocam' diye sesleniyor. Ufak bir araştırma sonucu bu hocamın hikayesini öğrendim. Her insanın birbirine katacağı bir şey vardır düşüncesiyle söyleniyor ve bayağı mantıklı. Biraz geç farkına varmış olsam da insan ilişkilerinde de bu düşünce geçerli. Her insanın birbirine katacağı bir şey vardır.
 Yakışıklılık ve güzellik fani şeyler, takılmayın bunlara güzel arkadaşlarım 😅

Gel gelelim fotoğraftaki menüye. Bu yazıyı yazmamdan aylar öncesi. Beşiktaş Joker No.19'un menüsü. Öncesinde var mıydı bilmiyorum fakat bu gidişimden kokteyllerinin bolluğunu yeni fark ettim. Giderseniz 'Diamond' kokteylini kesinlikle deneyin. İki kadeh yeter ve sonrası 'Merhaba İstanbul!'

 Bir sonraki yazıda görüşürüz!✌

2 yorum

  1. Hepimiz bir gün yaşlanıp buruş buruş dedeler ve nineler olacağız :) Gerçekten takılmamalıyız...

    YanıtlaSil

© MÜHENDİSİN BLOGU. Design by FCD.