29 Haz 2019

Yaşayalım Bakalım Şuanı!


Tatilde olunca insan günleri karıştırıyormuş gerçekten. Nabersiniz, ne yapıyorsunuz Avrupa, Anadolu yakası ve diğer şehirlerden okuyucular! Beni sorarsanız,dediğim gibi, günleri karıştırmaktan başka yaptığım belli bir şey yok şuan. Basit bir yaz tatili. 'Her şeyin çok güzel olduğu' bir yaz tatili! Memlekete, Hatay'a, her zaman ki belirli süre(4 gün) içerisinde gidip geldim. Aranızda, Hatay'ı merak edip, gidecek, gezecek olanınız varsa sizlere önerim Hatay'a dört gün yetiyor hatta artıyor bile. Bu yazıyı kesik kesik yazıyorum haberiniz olsun. Yani aynı gün başlayıp bitirdiğim bir yazı değil bu. İstanbul... Gerçekten kalabalık ve güzelsin. İnsanların günlük koşturması nedense beni iyi hissettiriyor, belki bu size saçma gelecek ama benim için öyle. Bu aralar fazla düşünceli ve kaygılıydım 'bazı şeyler' hakkında. Bu kaygı durumum anı yaşayamamama sebep oluyordu. Aslında sadece kaygı değil, bildiğiniz duygularım çorba olmuş haldeydi. Leyla gibiydim. Böyle durumlarda gerçek anlamda şunun farkına varmanız ve sonrasında kafanızı rahatlatacak şeyi yapmanız gerek. Farkına varmanız gereken kısım şu, geçmişte yaşanan yaşanmış, söylenen kelimeler, cümleler söylenmiştir ve bunları değiştiremezsiniz, gelecek zaten büyük bir bilinmezlik.. 'ne olacak?' kafasına girdiğiniz an işte anı yaşayamama döngüsü bir şekil öyle başlıyor. Bulunduğunuz anı yaşayın, biliyorum bazen düşüncelerimiz buna izin vermiyor, geçmiş de yaptıklarımızı kafamız da tekrar tekrar oynatıp, gelecekte nereye varacağını düşünüyoruz fakat şuanda hiç bulunamayabiliyoruz. Geçen birkaç gündür düşüncelerim anı görmemi, yaşamamı izin vermiyordu resmen, bir iki meditasyon uygulaması denedim nafile, sonra YouTube'da videolar bakındım. En başta yapmam gerekeni en sonunda yaptım yine; dertleşecek biri. Şuan dahah iyiyim, önümde güzel planlar ve yaşanacak kocaman bir günüm var. Dediğim gibi, bu yazıya başaldığım gün ile bitirdiğim gün aynı değil, öyle de olmayacak.

 Buradan devam edelim bakalım bugün günlerden üstte yazdıklarımdan bir gün sonrası. Dün gece karşılaştığım bir 'durum' beni dün bahsettiğim anı yaşayamama döngüsüne soktu. Gece kaçta yattığımı hatırlamıyorum ama erken kalktığımı biliyorum çünkü artık rüyalarımda görür olmuştum. Neden? Gerçekten neden? Beklentilerim mi yüksekti? Hayır, çünkü bu sorunun cevabını kendime vermiştim.. Eee peki neden? Bugün berber koltuğunda iken bu döngüden birden çıktım, nasıl bilmiyorum. Belki Salih Abi'nin sohbeti sayesinde. Eve gelir gelmez aklımda dönmekte olan bir iki düşünceyi ortadan kaldırmak için yaptığım uygulamaya koyuldum: Yazmak! Bu benim için geçerli bir şey her insan farklı şekilde rahatlar, ben yazarak hallediyorum. Aslında meditasyondan daha çok işe yarayan bir şey bu neden dün bundan bahsetmedim anlamadım. Aklınızı iyi-kötü ne dolduruyorsa, bir kağıda, telefonda not defterine ya da bilgisayarda bir Word dosyasına yazıp kara kutu gibi kilitleyin. Bir süre sonra dönüp okuduğunuzda da ‘vay be’ diyorsunuz.

Şöyle modumuzu yükseltecek bir şarkı koyalım şuraya!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder