16 Eki 2018

Yeniden Başlasın


 Bu yazıya Ajda Pekkan’ın “Yeniden Başlasın” şarkısını dinleyerek başlıyorum çünkü şuanda hiçbir şeye yetişemiyorum. Okula, derslere, eve, İstanbul’a,bloğa..




  Okulun açılmasıyla içerisinde bulunduğum ‘hayat’ simülasyonu bir kademe daha ‘hardcore’ seviyesinde yükseldi.  Üni içerisinde arkadaşım olup bu yazıyı okuyan varsa eminim ki söylediklerim ve söyleyeceklerim hakkında bana katılacaktır.

 Ünide birinci sınıf olma heyecanıyla ilk haftayı atlattıktan sonra anlam veremediğim şekilde derslere yetişememezlik gibi bir durum oluştu. Hadi ilk hafta oryantasyon haftası deyip ‘ikinci hafta halledilir’e dönüştü. Hayır, çalışmamazlık ya da takmamazlık etmiyorum. Ne kadar adım atsam bir o kadar da geri kalıyorum. Ya bir yerde yanlışım var ya da biraz daha hızlanmalıyım. Belki de daha programlı olmalıyım? Ne dersiniz?



 Ha, böylelikle hazırlığın ne kadar lise 5 olduğunu da tamamıyla anlamış oldum.. ve özlüyorum da. O ders bu ders şu ders derken jeton düştü ki hazırlıkta daha sosyaldim. Sosyallikten kastım plan-program yapıp gezme-tozma eylemi… Şuanda elimde olan Tek plan-program ders programım 😅
 Dediğim ‘hayat’ simülasyonuyla birlikte bloğumu da bir adım ileriye götürmek istedim bu yüzden tasarımını ve içeriğini biraz daha geliştirmeye karar verdim. Hatta belki bu yazıyı okuyorken tasarımı değişmiş bile olabilir.


 Blogger olmak biliyorsunuz ki beraberinde yoğunluk, yorgunluk getirir falan filan deyip size karşı bahane üretmeyeceğim. Gerçekten bir şeyler yazıp paylaşmak istedim fakat dediğim gibi bir yandan okul koşuşturması bir yandan ev koşuşturması ve dersler derken ‘Bu durumda yazamam’ deyip sürecin rayına oturmasını bekledim.. Hala tam oturmuş değil, evet, biliyorum ama şuan dengeleme aşamasına vardığımı düşünüyorum ✌

 Koyduğum fotoğraflar Eylül itibariyle katıldığım bir iki etkinlik. Hatay’dan İstanbul’a gelir gelmez biletini 2 ay öncesinden aldığım İstanbul Coffee Festival için gün saydığım doğrudur. Beklentimin fazla üstünde olmasa da eğlenceli ve bir o kadar kafein doluydu (Kafein dolu dediğime bakmayın topu topu 4 çeşit kahve içtim.) Bir ara Topkapı Sarayı'nı gezmiş oldum kuzenimle. Daha gitmek istediğim Mısır Çarşısı ve Sultanahmet var listede 🙏


  
 Yazdıklarımı baştan aşağı tekrar okuyunca aklıma şöyle bir felsefe fikri geldi 👀 Aslında biz insanoğlu her daim bir şeylere ‘yetişmeye’ çalışıyoruz. Otobüse, derse, işe, dizi izlemeye, sohbet etmeye… O zaman şöyle bir gerçek doğuyor ki plansız programsız değilim 😅 Ama bence haklıyım, yaşadığımız sürece her zaman bir şeylere ‘yetişmeye’ çalışacağız..
 Bu ‘çok iyi’ felsefeden sonra ve sizi daha fazla sıkmamak için bir sonra ki yazıda görüşmek üzere diyelim! Son olarak aman hasta olmayın, çevremdeki insanların bilmem kaçından fazlası burnunu çekip duruyor.. Kendinize iyi bakın! :)))




5 yorum:

  1. Meslektaşımın adını görünce geldim. Ne güzel daha yeni başlamışsınız her şeye keşke zamanı geriye sarsak. Fotoğraflardaki renk uyumuna bayıldım. Keyifli bir okul hayatı dilerim. Emin olun hızla geçip giden yorgunlukla dolu zamanlar o yüzden fazladan ne yapsanız kar. Ve son cümleyi üzerime alınıyorum izninizle. Çünkü yılın en fazla dört ayı sağlıklı kalabilen bir insan olarak kış griple geçecek. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dilerim ki dediğin gibidir bu okul meselesi :-) Şimdiden geçmiş olsun.

      Sil
  2. Bu güzel yazı için teşekkürler. Bende size yakın bir meslek grubundanım mimarım. Bu sene mezun oldum :) Başarılarınızın devamını dilerim listeye ekledim sitenizi. Sizi de sitemde görmek yorumlarınızı almak isterim. Çok teşekkürler, iyi çalışmalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) En kısa sürede sitenize uğrayacağım..

      Sil
  3. Merhaba blogunu yemi keşfettim, hem anne hem eş hemde mühendislik öğrencisi olmak İnan tek başına öğrenci olmaktan daha zor. Evde çocuk olunca hastalıktan kaçıyoruz umarım bizi bulmaz...Bu güzel günlerin keyfini çıkar çünkü çok çabuk geçiyor. Bu yoğunluğu bile özlüyorsun. Okul hayatında başarılar aman dersleri aksatma bölüm zor :)

    YanıtlaSil